Muhteşem bir CV hazırladınız, iş görüşmesini mükemmel yönettiniz ve işi kaptınız. Yarın ofiste ilk gününüz. Belki de kurumsal hayatta ilk iş gününüz. Tebrikler.
İş görüşmesi heyecanı şimdide yerini ilk iş günü heyecanına bıraktı öyle değil mi? Böyledir işte. Biri biter biri başlar heyecanların. Heyecan iyidir, canlı tutar insanı.
İlk iş gününün bilinmezlik perdesini hadi birlikte aralayalım.
Kurumsal firmalarda henüz siz işe başlamadan sizin oturacağınız masa, belki oda, kullanacağınız telefon, birtakım kırtasiye ihtiyaçlarınız, E-mail adresiniz, bilgisayarınız varsa pozisyonda araba arabanız hepsi o ilk gününüzde hazır edilmiş olacak. Yani çok büyük bir ihtimal ile diyelim.
O ilk iş gününden önce sizin de yapmanız gereken şeyler var. Bir önceki gün kombinler yapılmış, saçlar kurumsal hayat görüntüsüne çoktan gelmiş olsa iyi olur. Her şirketin kültürü farklı. Birisinde bermuda-ananaslı çorap kombini yapılabilirken diğerinde ipek olmayan gömlek giyilmiyor olabilir. İçeride nasıl bir ortam olduğu ile ilgili fikriniz yoksa abartıdan uzak, dekolte yoğunluğu olmayan kıyafetleri tercih edin. Güzel bir uyku çekin ve sabah ne olmadan ayılamıyorsanız onu muhakkak yapın, kahve gibi, kahvaltı gibi, hareketli müzik dinlemek gibi.
Ofisten içeriye ilk adımınızı atarken Bihter Ziyagil’in de söylediği gibi yüzünüzde en sahici gülümsemeniz olsun veeeee vira bismillah.
Muhtemelen İnsan kaynakları departmanından bir yetkili/uzman sizi karşılayacak ve çalışacağınız departmana doğru ilerlerken yol üstünde gördüğünüz birimleri anlatacaktır size; burası HR departmanı, şurası IT departmanı gibi. Departman yöneticiniz sizi ekip arkadaşlarınız ile tanıştıracaktır. Şirket çalışanlarının büyük bir kısmı ile ilk gün tanıştırılabilirsiniz. Bu ilk gün tanıştıklarınızdan çok azının adı kalacak aklınızda. Adını aklınıza ilk yazdıklarınız ya en iyi dostlarınız ya da düşmanlarınız olacaktır.
Öğle yemeğine kadar biraz takılmaca ve sonra ilk öğle yemeği. Yemekten sonra biraz daha takılmaca veeeee gün bitti gördünüz mü? İlk günden diğer çalışanlar gibi çalışmanız ve iş çıkarmanız beklenmiyordur zaten sizden. Ama siz yine de ilk gün de olsa öğrenebildiğiniz kadar çok şey öğrenmeye ve işe karşı ilginizi göstermeye çalışın. Bu pozisyonun sizden önceki sahibinin kankaları sizde ne bulmuşlar da sizi işe almışlar diye düşünüyor olabilir. Aynı şekilde o masayı çok isteyen ama layık görülmeyen kişi de size bakıp bakıp kafasından türlü türlü analizler geçiriyordur. Bir bahis konusu bile olabilirsiniz, “2 ay kalır gider” diyenler gibi. Tüm bu önyargılar sizin samimiyetiniz ve doğru iletişiminiz ile zamanla aşılacaktır ve hatta bir süre sonra sizi de aralarına almaya başladıklarında “senin 2 aydan fazla kalamayacağına bahse girmiştik” dediklerinde hep beraber güleceksinizdir.
Ekibin bir üyesi olmanız bu çok istediğiniz pozisyonda kalıcı olmanız için ne yazık ki tek başına yeterli değil. “Sevdiğiniz işi yaparsanız bir gün bile çalışmış sayılmazsınız”. İşte bu yüzden işinizi çok sevmeli ve çok ama çok çalışmalısınız.
Yoksa bahse girerim 2 ayınız bile yok!!!

