İçeriğe geç

Ofiste Diyet

Derler ki “her kadının verilecek 3-5 kilosu vardır”. Koronadan sonra bu 3-5 kilo hem kadınlar hem de erkekler için biraz artmış olabilir tabii. O zamaaaaaannnn hoş geldin diyet.

Bu işin uzmanı değilim. Diyet listesi filan vermeyeceğim tabii ki. Zaten bu dönem yüzlerce diyet listesi dolaşıyor ortalıkta. Sizin için en uygun olanı hangisi? İşi uzmanına bırakmanızda fayda var. Konfüçyüs’ün “sevdiğin işi yaparsan ömür boyu çalışmazsın” sözünü diyete şöyle uyarlayabiliriz “İyi bir diyetisyen bulursan bir gün bile aç kalmaz ve ömür boyu sağlıklı yaşarsın”. Diyetisyenimizi seçtik, görüşmemizi yaptık ve diyet listemizi aldıysak ilk adım tamamlandı demektir.

Yeniden normalleşme süreci ile birlikte ofislerimize tekrar dönmeye başladık. Dolayısıyla ofiste diyet programlarımız başlayacak. Ofiste mi yoksa evde mi kolay diye sorarsanız eğer, bence ofiste diyet çok daha kolay. Ofiste diyet yapabilmenin bazı püf noktaları var. Haydi bu püf noktalara bir göz atalım.

Diyetisyeninizin verdiği listeyi gözle görülür bir yere asmakla işe başlayalım. Ofiste listeniz gözünüzün önünde olsun ki diyette olduğunuzu unutup arkadaşlarınızın abur cubur ikramlarından almayın. Bu dönem bu tarz ikramlar daha az olacaktır ama emin olun sıfırlanmayacak. İlla bir arkadaşınız evden kurabiye yapıp getirecek, bir arkadaşınız evde ilk ekmeğini denemiş ve sizin de tatmanızı isteyecek, bir diğer arkadaşınızın şekeri düşecek makinadan gofret filan alacak, hiç olmadı sosyal mesafeye uygun doğum günleri kutlanacak. Bunlardan kaçarak asosyal olmanıza gerek yok. Hatta özellikle katılım sağlamanızı öneririm. Zira dünya orada dönüyor. O ufak kutlamalar, kahve molaları, sigara zamanları olmazsa ofisin dedikodularını nasıl öğreneceksiniz değil mi? Sohbeti değil ama ikram edilen şeyleri diyette olduğunuzu belirtip geri çevirebilirsiniz. Bu bir devlet sırrı değil, diyette olduğunuzu söyleyin, rahatlayın.

Kendinize bir diyet arkadaşı bulun. Ki mümkünse bu kişi en yakın arkadaşlarınızdan biri olsun. Öğle yemeğini birlikte yediğiniz, kahve molalarına birlikte çıktığınız biri olursa eğer diyet listenize uygun beslenmeniz için birbirinizi desteklersiniz. Diyete ihtiyacı olup olmaması önemli değil. Siz onu bir şekilde ikna edersiniz. Hem yazının başında ne dedik “Bu dönem herkesin verilecek en az 3-5 kilosu var.” Ara öğünlerinizi biriniz atlasa bile diğeri hatırlayabilir. Toplantıdan döndüğünüzde unuttuğunuz ara öğünlerinizi masanızda bulmak paha biçilmezdir. Hem kendi içinizde bir challenge durumu da söz konusu olacaktır. Sen ne kadar verdin, ölçümlerin nasıl vs. derken tatlı bir yarış içinde de olursunuz. Ama siz kilo veremiyorken diyet arkadaşınız veriyor diye kıskançlık krizlerine girip de en yakın arkadaşınızdan da olmayın sakın.  Siz su içseniz yararken kesin onun metabolizması daha hızlı çalışıyordur.

Listenizde yazan yiyecekleri hazırlayıp evden getirmeniz en iyisi olacaktır. Dışardan yediğiniz salatanın bile yağıydı, sosuydu derken kalorisi sizin sandığınızdan çok daha fazla olabilir. Canınızın çok çektiği ama listenizde olmadığı için yiyemediğiniz o yemeğin kalorisine eşdeğer kaloride bir salata yemiş olmayın. Hem zaten bugünlerde dışardan yemek ne kadar güvenlidir?

Su içmenin hayatımızdaki önemini biliyoruz zaten. Diyette iken su içmek çok daha önemli. Masanızda bir sürahinizin olması ve o sürahideki suyu bitirmeniz gibi bir hedef koymanız güzel olur. İşe dalıp su içmeyi bile unutuyor insan. Suyunuzu pipet ile içmeyi denediniz mi hiç? Saçma gelebilir ama denemenizi tavsiye edeceğim. Çok daha kolay içiyor olabilirsiniz. Küçük ve basit bir öneri.  Daha fresh bir tat için suyunuza limon dilimleyebilir, taze nane ekleyebilirsiniz. Mevsim meyveleri filan da olabilir.

Tarçın. Diyette benim olmazsa olmazlarımdan. Ara öğünlerde yediğiniz meyvelerinize toz tarçın serpiştirebilirsiniz. Ya da çubuk tarçınları suyunuza koyabilirsiniz. Bunu neden yapıyoruz? Tatlı krizlerine girmemek için. Ah o krizler! Hiçbir şeyden çekmedim o tatlı krizlerinden çektiğim kadar.

Diyet listenize sadık kalarak günü tamamladınız. Tebrikler. Şimdi eve dönüş vakti. İstanbul’da yaşıyorsanız eğer trafikte ne kadar kalacağınız hiç belli olmaz. İş çıkış saatlerinde Yandex hep kırmızıdır. Pandemi günlerinde bile bu değişmedi. O yüzden ara öğünlerinizden birini yola çıkmadan yapmanız ya da yanınıza listenize uygun yiyecekler almanız tavsiye edilir. Yoksa uzun süre trafikte kalıp eve gittiğinizde mutfaktaki tüm yiyeceklere saldırmanız ve gayet güzel giden diyetinizi bozmanız kuvvetle muhtemeldir.

Hayatın eve sığdığı korona günlerinde öğrendik ki, evde de spor yapabiliriz. Yaptık da hatta. Spor salonlarına gidemeyecekseniz eğer Instagramda canlı yayınlar, Youtube da çok güzel videolar var. Yok yok. Yeter ki isteyin. Diyetinizden güzel sonuçlar elde etmek istiyorsanız hafta da en az 2-3 günlük egzersiz programlarını kendinize hediye edin. 

Gelelim moral ve motivasyon olayına. En az beslenme kadar önemli. Bazı haftalar tartıda kilo vermediğinizi daha da kötüsü almış olduğunuzu görebilirsiniz. Bu mümkün. Bu çok uzun bir yol ve bu yolda bazen birkaç çukura girmeniz gerekebilir. Bu sizi yolunuzdan alıkoymasın.

“Yol uzun… Daha seninki bitmedi.”

Yolunuz açık, iştahınız kapalı olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir