İçeriğe geç

Plazaca

Kurumsal firmalarda çalışıyorsanız yazışmaların, konuşmaların yarı Türkçe yarı İngilizce olması kuvvetle muhtemeldir. Plazaca işte bu yarı Türkçe yarı İngilizce konuşulan dildir.

Bu dilin kullanılmasını istemeyen patronlar da var ancak böyle bir dil var ve gittikçe de yaygınlaşıyor sanki.

O halde bizde bu dilden geri kalmayalım değil mi? Başlangıç seviyesinden şöyle bir giriş yapalım ve Plazacadan birkaç örnek verelim.

  • To/Cc/Bcc/Subject

Kurumsal hayatta insanlar genellikle birbirleri ile E-mail aracılığıyla iletişim kuruyorlar. Açık ofiste yan yana masalarda çalışıyor olsanız bile E-mail gönderiyorsunuz birbirinize.  E-mailinizi doğrudan kime yazıyorsanız mailin To kısmına onu, konu ile ilgili kimi bilgilendirmek istiyorsanız onu da Cc ye ekleyebilirsiniz. Cc ye genelde o kişinin ya da kendinizin yöneticisini de ekliyor olacaksınız. Neden mi? İyi niyetli bahaneler de üretiliyor bu konu ile ilgili ama esas neden şu: O kişinin yöneticisine “Bak senin elemanın işini yapmıyor”, kendi yöneticinize de “Bak ben her şeyi takip ediyorum” mesajı vermek için. Bir de Bcc var. To ya da Cc de olan kişiler bu kişiyi görmüyor olacak ama siz ayrıca bu konudan gizli gizli birini daha haberdar etmiş olacaksınız.

Bu Bcc konusu değişik. Bir yönetici bazı önemli maillere neden onu Bcc yapmıyorsunuz diye sizi özellikle uyarabilir. Bir diğeri de “Bu nedir böyle gizli tanık gibi, hiç hoş değil. Şeffaf bir şirketiz biz” filan diyebilir. Yöneticinizin tavrına göre ya kullanır ya da kullanmazsınız, karar sizin.

Subject E-mailin konusudur. Öyle uzun uzun cümleler yerine az ve öz anlatım uygun olandır.

  • Dear all

Sevgili herkes. Çok sayıda kişiyi To ya eklemiş ve bir mail atıyorsanız ve tabi bunlar sizin üstleriniz değil de ekip arkadaşlarınız filan ise, maile bu hitap ile başlamak hoş olabilir.  

  • Best regards/Kind regards

Mailinizi bunlardan biri ile bitirebilirsiniz. Sevgilerimle ve saygılarımla anlamındadır.

  • Fyi

For Your Information. Yani Türkçesi bilgilerinize. Mailde ilgili kişi ya da kişilerin bulunmaması halinde o maili onlara forward edebilir ve açıklamaya kısaca Fyi yazarsınız. Bu şekilde bilgi verilmiş olur.

  • Meeting request

Olmazsa olmazlardan. Toplantı daveti.

  • Toplantı Set Etmek

Toplantı set etmeniz isteniyor ise toplantı düzenlemeniz bekleniyor demektir. Yani meeting request yollayacaksınızdır.

  • Handle etmek

İş hayatınızda her işi çok iyi handle etmeniz bekleniyor olacak, şimdiden söyleyeyim. Yani her şeyi başarmanız, her şeyin üstesinden gelmeniz gerekiyor.

  • Push etmek

Sanmayın ki herkes her işi yapması gereken zamanda yapıyor. Yapmıyor. Onları sürekli dürtmeniz, itmeniz gerekebilir. İşte buna push etmek denir.

  • Cost saving

Title ınız yükseldikçe bunu daha çok duyacağınız kesin. Hemen her şirkette bir cost saving yapıyoruz yani maliyetleri azaltıyoruz dönemi olur. İster ekonomik kriz olsun ister olmasın. Maliyetler hep azaltılıyordur. Eğer yönetici iseniz bunu bizzat sizin yapmanız beklenir.

  • Deadline

İşlerin tamamlanma tarihi. Bu tarihe dikkat! Sizden beklenen işi bu tarihte teslim edemezseniz yandınız demektir.

  • Live a almak

Bir proje üzerinde çalışılıyordur. Proje tamamlanmış ve proje ile ilgili tüm taraflar gerekli testleri yapmıştır. Artık projeyi hayata geçirmek için bir engel kalmamıştır. İşte bu durumlarda projeyi hayata geçirmek anlamında “live a almak” tan bahsediliyor olur.

  • Ignore etmek

Umursamamak, görmezden gelmek anlamındadır. Çok da gereklidir. Her şeyi, herkesi dert etmeyin.

  • Feedback

Geri bildirim. Yaptığınız işle ya da davranışlarınız ile ilgili yöneticiniz size gözlemlediklerini aktaracaktır.  Doğru bir geri bildirim insanın kendini geliştirmesine katkı sağlar. Dikkate değer.

Liste oldukça uzun aslında. Hemen down olmayın, zamanla alışıyor insan.

3 Yorum

  1. cihan cihan

    Vakti zamanında ekibimize bir finans yöneticisi alacağız ve ilk görüşmeleri İK uzmanı genç arkadaşımızla yapıyoruz hani şu kahvesini yağsız soya süt ile içenlerden. Bir kadın aday ile mülakat yaparken bizim kız İngilizce, Türkçe karışık plazaca konuşuyor. Adayımız biraz bekledi sonrasında dedi ki “Türkçe mi İngilizce mi devam edelim?Zira bazı terimleri anlayamıyorum. Böylece siz de benim İngilizce seviyemi ölçmüş olursunuz.” Bizim kız peki dedi. Klasik kendinizi tanıtır mısınız vb. sorular sordu, bizim aday 15 dakika anlattı sonra 3 tane zor diye tabir ettiğimiz sorulardan yöneltti bizim kıza. CV de yazmamış kız anne tarafından Kanada’lıymış. Tabi bizim İK bukalemun oldu, renkten renge…

    Sonrasında adayımız herhalde yabancı dilim yeterlidir, şimdi Türkçe’ye geçebiliriz dedi 🙂 🙂 çıkarken de bana teşekkür ederim ama burası içime sinmedi deyip ayrıldı 🙂 🙂

    Ee demek ki bir işi tam bilmeden, hakim olmadan biliyormuş gibi görünmemek gerek yoksa adamı laciverte boyarlar

  2. Benim bir kaç yıllığına plaza maceram oldu.
    Galiba sorun bendeydi, hiç kullanmadım bu dili ben 😀
    Ama bana gelen maillerde bir kaç tanesi vardı. Birazdan açıp bakacağım 😀

  3. Seçil Aydınlı Seçil Aydınlı

    Çok keyifli bir yazı ?

cihan için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir